Ankara Kent Konseyi 7. Olağan Genel Kurulu’nda güçlü mesaj: “Bu kenti tek başımıza yönetemeyiz”

Ankara Kent Konseyi 7. Olağan Genel Kurulu, 12 Eylül’de Kocatepe Kültür Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz’a, Murat Karayalçın’dan Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Ruşen Keleş ve Prof. Dr. İlhan Tekeli’ye kadar çok sayıda isim ortak akıl, kent kültürü ve katılımcı demokrasiyi değerlendirdi. Genel kurulu yerinde takip eden CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’a özel açıklamalarda bulunan Yılmaz ve Genel Kurul Divan Başkanı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin ise Ankara modelinin arka planını anlattı.

Eyl 12, 2026 - 18:50
 0  0
Ankara Kent Konseyi 7. Olağan Genel Kurulu’nda güçlü mesaj: “Bu kenti tek başımıza yönetemeyiz”

Ankara Kent Konseyi’nin 7. Olağan Genel Kurulu, “Bu seyirde herkes kaptan” anlayışıyla 12 Eylül Cumartesi günü Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Kocatepe Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kent yönetimine katılım, ortak akıl, yerel demokrasi, kent kültürü ve Ankara’nın geleceğinin ele alındığı genel kurul; yerel yönetimlerden akademiye, sanayiden esnafa, sivil toplumdan meslek kuruluşlarına kadar geniş bir temsil tablosuna sahne oldu.

CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın yerinde takip ettiği genel kurula Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Ruşen Keleş, Prof. Dr. İlhan Tekeli, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Başkent Ankara Meclisi Başkanı Nevzat Ceylan, OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden ile belediye başkanları, akademisyenler, iş dünyası, siyasi parti, meslek kuruluşu, oda, borsa, organize sanayi bölgesi, hemşehri dernekleri, muhtarlar ve sivil toplum temsilcileri katıldı.

Katılımcılar arasında Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Etimesgut Belediye Başkan Vekili Seda Dilber, Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Çamlıdere Belediye Başkanı Adem Ceylan, Ankara Sanayi Odası Başkan Vekili Mete Çağlayan, OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, Anadolu OSB Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncer ve çok sayıda kurum temsilcisi de yer aldı.

Yavaş: “1,3 milyon kişi kent yönetimine katılmış”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Kent Konseyi’nin 2019’dan 2026’ya uzanan çalışmalarını değerlendirirken Konseyin ulaştığı katılımcı sayısına dikkati çekti.

Yavaş, “1,3 milyon kişi kent yönetimine katılmış. Bizler seçilirken söylemiştik. Bu kenti tek başımıza zaten yönetemeyiz. Tek başına yöneteceğimizi iddia edersek de yanlış olur.” dedi.

Kentteki farklı toplumsal kesimlerin farklı sorunları bulunduğunu vurgulayan Yavaş, “Çeşitli meslek grupları var. Hepsinin ayrı ayrı sorunları var. İnsanların, yaşlılarımızın, gençlerimizin, engellilerimizin, dezavantajlı gruplarımızın sorunları var. En güzel bunların çözümünü de o sorunları yaşayanlar bilir.” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle vatandaşın sesini yönetime ulaştıracak mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Yavaş, “Onların yerine geçip biz bunları hissedemeyiz. Onların bize iletecekleri bir mekanizmaya ihtiyaç var. İşte o da Kent Konseyi’ydi. 2019 yılında bu amaçla Kent Konseyi’ni kurduk ve o günden bugüne kadar çalışıp bizim de çalışmalarımıza yön veriyor.” diye konuştu.

“Bu kent için fikri olan herkesin sözüne ihtiyacımız var”

Yavaş, Ankara’da yaşayan ve kent hakkında söyleyecek sözü bulunan herkesin yönetim sürecine dahil edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu kentte yaşayan, bu kent için fikri olan, söz söylemek isteyen herkesin sözüne ihtiyacımız var. Fikrine ihtiyacımız var.” dedi.

Kent Konseyi’nin günlük sorunlarda da belediye ile vatandaş arasında köprü oluşturduğunu anlatan Yavaş, ağaç budama çalışmalarına yönelik tepkileri örnek verdi. Kent Konseyi’nin budamayı gerçekleştiren uzmanlarla itiraz eden vatandaşları bir araya getirdiğini belirten Yavaş, bu tür mekanizmaların hem belediyenin yaptığı çalışmayı anlatmasını hem de yanlış uygulama varsa uyarılmasını sağladığını kaydetti.

Yavaş, siyasi görüş farklılıklarının belediye hizmetlerine yansıtılmaması gerektiğinin de altını çizerek, “Tavandakiler istediği kadar ayrılsın. Bizler Ankara halkı olarak tabanda her konuda, her fikirden insanla bir arada olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Yavaş, “Kent Konseyi nasıl her görüşten insanlarla yan yana gelip onların fikirlerini alıp o fikri olgunlaştırıp Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gönderiyorsa, biz de Ankara’yı yönetirken hiç kimseyi ayırmadan, seçim bittikten sonra herkesin belediye başkanı olmak zorundayız.” dedi.

Yılmaz: “Biz aynı düşünenlerin değil, aynı kent için düşünenlerin yeriyiz”

Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, genel kurul konuşmasında farklı toplumsal kesimleri aynı kent için bir araya getirme anlayışını merkeze aldı.

Yılmaz, “Ankara tek bir sesin değil, binlerce sesin birbirine değdiği büyük bir hikâyeydi. Her birimiz başka bir renktik, başka bir iz, başka bir ilmek olduk.” ifadelerini kullandı.

Genel kurulun sıradan bir toplantı olmadığını belirten Yılmaz, “Ankara’nın hafızasını, vicdanını, aklını ve iradesini bu salonlarda buluşturduk. Biz aynı düşünenlerin değil, aynı kent için düşünenlerin yeriyiz.” dedi.

Yılmaz, Ankara’nın geleceğinin birkaç kişinin kararıyla değil kentteki bütün kesimlerin katılımıyla şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hepimizin olan bir kentin geleceği de doğal olarak birkaç kişinin sözüyle değil, herkesin sesiyle kurulmalıdır. Çünkü bir kent ancak bütün sesler birbirine değdiğinde kendi desenini bulur.” diye konuştu.

“Masayı küçültmedik, büyüttük”

Konseyin kuruluşundan itibaren farklı kesimlere kapılarını açtığını söyleyen Yılmaz, “Masayı küçültmedik, büyüttük. Sesleri kısmadık, daha çok duyulsun diye mikrofon uzattık. Sadece biz konuşalım, siz de alkışlayın demedik. Daha çok insan konuşsun, daha çok fikir duyulsun, daha çok Ankara olsun dedik.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Konseyin herhangi bir siyasi yapının uzantısı olarak değerlendirilmesine karşı çıkarak, “Bizim partimiz Ankara dedik. Herkesle sadece Ankara’yı konuştuğumuzu tane tane anlattık.” dedi.

Yılmaz, bu yaklaşımı “Tarafımız, kavgamız, ruhumuz, hayalimiz Ankara dedik.” sözleriyle anlattı.

433 tavsiye kararı, son genel kuruldan 311 kabul edilen öneri

Yılmaz, Ankara Kent Konseyi çalışmalarında 433 tavsiye kararı oluşturulduğunu, son genel kurulda ise 311 önerinin kabul edildiğini açıkladı. Önerilerin Büyükşehir Belediye Meclisinde güçlü destek gördüğünü ve önemli bölümünün uygulanmaya başladığını kaydeden Yılmaz, “Rakamları büyütmedik. Ankara’nın sözünü büyüttük.” dedi.

Kent yönetimindeki temel ölçülerini de anlatan Yılmaz, “Kimin adamı olduğuna değil, ne bildiğine, ne ürettiğine, Ankara’ya ne kattığına baktık.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz CUMHA’ya konuştu: “Bu bir seçim değil”

Genel kurulun ardından Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’ın sorularını yanıtladı.

Genel kurul ve yeniden başkan seçilmesine ilişkin değerlendirmesinde Yılmaz, sürecin bir seçim yarışından çok kent kültürünü yaşatma anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yılmaz, “Bu bir seçim değil. Burada bir rekabet yok, bir müsabaka yok. Bu, bir kültürü ayağa kaldırma etkinliği. Bir seçim kazanmak olarak değerlendirirsek arkadaşlarımıza haksızlık yaparız.” dedi.

Akademik birikimle sahadaki emeğin bir araya gelmesinin Ankara Kent Konseyi modelini ortaya çıkardığını belirten Yılmaz, “Burada hocamın akademik olarak neredeyse çeyrek ömür olgunlaştırmaya çalıştığı bir kültürü biz icra etmeye çalıştık ve sonucu aldık. Akademiyle, düşünceyle, eylem bir araya gelince neler olduğunu gösterdik.” ifadelerini kullandı.

“Hayatın doğal akışında bir araya gelmeyecek herkes burada”

Yılmaz, CUMHA’ya yaptığı açıklamada Ankara Kent Konseyi bünyesindeki toplumsal çeşitliliğe ayrıca dikkati çekti.

Gençlik yapılanmalarından hemşehri gruplarına, meslek odalarından bisiklet ve engelli meclislerine, kırsal kesimden tarım alanında çalışanlara kadar farklı kesimlerin aynı yapı içerisinde yer aldığını anlatan Yılmaz, “Bisiklet meclisimizin en yaman üyesinden engelli meclisimizin sporcusuna kadar burada toplumun bütün renkleri var. Kırsaldan tarım meclisine kadar hayatın doğal akışında bir araya gelmeyecek herkes burada ve sıfır menfaat.” dedi.

Genel Kurul Divan Başkanı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin CUMHA’ya konuştu

Genel Kurul Divan Başkanı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin de genel kurulun ardından CUMHA Cumhur Haber Ajansı Genel Koordinatörü Hüseyin Bekar’a özel değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Şahin, kent konseylerinin farklı toplumsal kesimlerin birbirinden uzaklaştığı değil, kent meseleleri etrafında buluştuğu alanlar olması gerektiğini söyledi.

Şahin, “Türkiye zor zamanlardan geçiyor. İnsanların nefes alacak alanlara ihtiyacı var. Kent konseyleri Türkiye’de 30 yıldır var olan, insanların nefes aldığı, aslında ayrıştığı değil birleştiği, kentin sorunlarını ele aldığı bir yer.” dedi.

“Ankara’da bir şey olacaksa en iyisi olmalıdır”

Ankara Kent Konseyi modelinin oluşturulması sırasında Türkiye’deki kent konseyi deneyimlerinden yararlanıldığını belirten Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, “Biz burada başkentte Ankara Kent Konseyi’ni kurarken dedik ki Ankara’da bir şey olacaksa en iyisi olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Şahin, “Ankara Kent Konseyi, Türkiye’de kent konseylerinin bütün deneyimini kullanarak en iyi modellemeyi yapmaya gayret ediyor. Tabii ki eksikler var, tabii ki sorunlar var. Ama burada zor şartlarda, eksiklerle noksanlarla insanların sesini duymaya, sözünü ifade etmesini sağlamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Şahin’den Ankara Kent Konseyi’nin “mutfağına” davet

Genel kurulda görülen tablonun Ankara Kent Konseyi’nin yalnızca dışarıdan görünen yüzü olduğunu belirten Şahin, Konseyin gerçek çalışma mekanizmasının meclislerde ve çalışma gruplarında bulunduğunu söyledi.

Şahin, “Burası sadece görünen vitrin. Esasen Kent Konseyi’ni merak eden herkesi Kent Konseyi’nin mutfağına, çalışma gruplarına, meclislerine ve Kent Konseyi’nin mekânına bekliyoruz.” dedi.

Kent konseylerinin farklı görüşlerin bir arada konuşabilmesine zemin hazırladığını vurgulayan Şahin, bu yapıların siyasetin daha ılımlı bir zeminde yapılabileceğini ve farklı kesimlerin kent sorunlarına odaklanabileceğini gösterebilecek alanlardan biri olduğunu ifade etti.

Karayalçın: “Kent planları ve kent bütçeleri müzakere edilmeli”

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın, genel kurulda katılımcı yerel yönetimin daha ileri bir aşamaya taşınması gerektiğini söyledi.

Karayalçın, “Hemşeriler kent planlarının müzakeresine, kent bütçesinin müzakeresine, kent projelerinin müzakeresine ve onunla ilgili karar alma süreçlerine katılmalıdır.” dedi.

5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında kent konseylerine verilen görevleri değerlendiren Karayalçın, tavsiye kararlarının belediye meclisine sunulmasının ötesine geçilmesi gerektiğini savundu.

Karayalçın, “Bence büyükşehir belediyesi ve metropol belediyeler kent konseyleriyle kent planlarını ve kent bütçelerini müzakere etmelidirler.” ifadelerini kullandı.

“2027 bütçesi için bu yıl başlanabilir”

Karayalçın, somut bir öneride bulunarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2027 yılı bütçe tasarısının belediye meclisine gelmeden önce Ankara Kent Konseyi ile müzakere edilebileceğini söyledi.

Karayalçın, “İlk uygulama belediye bütçe tasarısının daha belediye meclisine sunulmadan önce kent konseyiyle müzakeresi bu yıl yapılabilir. Bunun için bir yasal değişikliğe gerek yok.” dedi.

Geçmiş Ankara Kurultayı deneyimlerine değinen Karayalçın, bütçe ve planların yurttaşlarla müzakere edilmesinin hem demokrasi hem de belediye kaynaklarının etkin kullanılması açısından yarar sağladığını belirtti.

Prof. Dr. Mehmet Haberal: “Bu ülkemize sahip çıkmak birinci görevimiz”

Prof. Dr. Mehmet Haberal, konuşmasında Cumhuriyetin kuruluş mücadelesi ve Mustafa Kemal Atatürk’e vurgu yaptı.

Haberal, “Hepimizin birinci görevi, onların hayatı pahasına bize emanet ettiği bu ülkemize sahip çıkmak, bu ülkemize eserler kazandırmak ve bayrağını dünyanın her yerinde en tepede dalgalandırmaktır.” dedi.

Ankara Kent Konseyi tarafından oluşturulan katılım tablosundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Haberal, “Görevimiz ona sahip çıkmak, onu yüceltip yükseltmektir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ruşen Keleş: “Önemli olan sayılar değil, niteliktir”

Ankara Kent Konseyi Onur Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ruşen Keleş, temsili demokrasi ile doğrudan katılım mekanizmaları arasındaki ilişkiyi değerlendirdi.

Keleş, “Türkiye’de çok sayıda kent konseyi var. Çok da yaygın olduğu söylenemez. Fakat sayı bir yere kadar önem taşır. Önemli olan sayılar değil, kalitedir, niteliktir.” dedi.

Ankara Kent Konseyi’nin bu açıdan Türkiye’de öncü olduğunu söyleyen Keleş, “Ankara Kent Konseyi’ni Türkiye’deki kent konseyi çalışmaları içerisinde öncü saymakta hiçbir hata etmiş olmayız.” değerlendirmesinde bulundu.

Keleş, 2019-2026 yıllarındaki çalışmaları kapsayan raporda yaklaşık 1,3 milyon kişinin çeşitli meclis ve çalışma gruplarına katılımının yer aldığını belirterek bunu önemli bir başarı olarak değerlendirdi.

Prof. Dr. İlhan Tekeli: “Kent kültürünün yayılması birinci görev olmalı”

Prof. Dr. İlhan Tekeli, kent konseylerinin öneminin yalnızca yerel yönetimlerle sınırlı olmadığını, Türkiye’de demokrasinin niteliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tekeli, “Kent konseylerini Türk demokrasisi bakımından, kalitesini yükseltmek bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Katılımcı demokrasinin temsili demokrasiyi tamamlayan niteliğini değerlendiren Tekeli, gerçek katılım için kentlilerin yaşadıkları şehir hakkında anlamlı biçimde konuşabilecek kapasiteye ulaşması gerektiğini söyledi.

Tekeli, “Biz kent konseylerinin birinci görevinin kent kültürünün yayılması olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fethi Yaşar’dan bütçe ve belediye meclisinde temsil önerisi

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, kent konseylerinin halkın sorunlarını mahallelerden yönetime ve bürokrasiye taşıyan yapılardan biri olduğunu söyledi.

Yaşar, mevzuatta eksiklikler bulunduğunu belirterek, “Bir, belediyeler olarak bunlara bütçe ayırmamız lazım. İkincisi, kent konseyi başkanlarının ilçelerde ve illerde mutlaka belediye meclisinde tarafsız olarak üye olmaları lazım. Alınan kararlara fikirlerini söylemeleri lazım.” dedi.

Yaşar, birlik ve beraberlik mesajı da vererek Cumhuriyetin değerleri ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkılması gerektiğini ifade etti.

Nevzat Ceylan: “Ankara’ya aidiyet duygusunu artırmalıyız”

Başkent Ankara Meclisi Başkanı Nevzat Ceylan, Ankara’nın önemli sorunlarından birinin kentte yaşayanların aidiyet duygusu olduğunu söyledi.

Ceylan, “Ankara’nın en büyük sorunu Ankara’da yaşayanların kente aidiyet duygusunun zayıflaması.” dedi.

Ankara Kent Konseyi’nin çalışmalarının ardından bu sahiplenme duygusunun güçlendiğini ifade eden Ceylan, Ankara’da yaşayan siyasetçiler, bürokratlar, iş insanları ve diğer kesimlerin de kente aidiyetlerinin artırılması gerektiğini kaydetti.

Orhan Aydın: “İş birliği ve güç birliğiyle rekabet”

OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, Ankara’nın sanayi altyapısına dikkati çekerek savunma ve havacılık, medikal sanayi, enerji ile iş ve inşaat makineleri gibi sektörlerin önemini anlattı.

Aydın, kümelenme ve Ahilik kültürünün ortak yönlerine işaret ederek, “İş birliği, güç birliği ve ortaklaşan rekabet kavramlarını hayata geçirerek sektörleri, bölgeyi, şehri ve ülkeyi bütün dünyayla rekabet edebilir hale getirmek.” ifadelerini kullandı.

Aydın, Ankara Kent Konseyi’nin çalışmalarını desteklediklerini ve bu çalışmaların yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.

Sevinç Baykan Özden: “Ankara Kent Konseyi öncülük ediyor”

Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, Ankara Kent Konseyi’nin Türkiye’deki diğer kent konseylerine örnek olduğunu söyledi.

Özden, “Ankara Kent Konseyi ortaya koyduğu katılımcı yönetim anlayışıyla kent konseylerimize de öncülük etmektedir.” dedi.

Ankara Kent Konseyi’nin 3 bin 400 bileşeniyle iletişim, katılımcılık ve temsil açısından güçlü bir yapı oluşturduğunu belirten Özden, çok aktörlü yönetim anlayışının ve ortak aklın geliştirilmesinde kent konseylerinin aktif rol oynadığını ifade etti.

Özden, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın sözlerini de aktararak, “Akıllı belediye başkanları belediyelerinde kent konseyleri kurar ve kenti kentlisiyle yönetir.” dedi.

Sevinç Atabay: “Çalışma gruplarının önemli katkısı var”

Eğitimci Sevinç Atabay, Ankara’nın ülkenin yönetim merkezi olmasına dikkati çekerek ortak akıl mekanizmalarının başkent açısından ayrı bir öneme sahip olduğunu söyledi.

Atabay, “Tüm politikaların üretildiği yer. Dolayısıyla bu politikalar üretilirken de Ankara Kent Konseyi’nin çalışma gruplarının çok önemli bir katkısı var.” ifadelerini kullandı.

Genel kurulda toplumun farklı kesimleri aynı salonda buluştu

Genel kurulda akademisyenlerden belediye başkanlarına, sanayicilerden esnaf temsilcilerine, muhtarlardan hemşehri derneklerine, kadınlardan gençlere, engelli bireylerden bisiklet topluluklarına kadar Ankara’nın farklı kesimlerinin temsili dikkati çekti.

Programda Yenimahalle Belediyesi TUBİL Halk Dansları Topluluğu sahne aldı, Ankara Kent Konseyi’nin yıllar içerisinde gerçekleştirdiği çalışmaları anlatan film gösterildi ve müzik dinletileri gerçekleştirildi.

Genel kurulun ilerleyen bölümünde esnaf ve sanatkâr temsilcileri de söz aldı. Konseyin kuruluşundan itibaren esnaf ve sanatkârlarla birlikte hareket ettiğine dikkat çekilirken, “Kilimi dokuyan biziz, esnaf ve sanatkârlardır. Onların temsilcileri de burada. Hep beraberiz.” mesajı verildi.

Genel kurul boyunca yapılan konuşmalar ve CUMHA Cumhur Haber Ajansı’na verilen özel röportajlarda ortaklaşan başlık ise Ankara’nın geleceğinde daha fazla katılım, daha fazla söz hakkı ve farklı görüşlerin aynı masa etrafında buluşması oldu.

Halil İbrahim Yılmaz’ın genel kurul kürsüsündeki “Masayı küçültmedik, büyüttük” yaklaşımı ile CUMHA’ya yaptığı “Burada toplumun bütün renkleri var, hayatın doğal akışında bir araya gelmeyecek herkes burada ve sıfır menfaat” değerlendirmesi, genel kurulun katılımcılık yaklaşımını ortaya koydu.

Genel Kurul Divan Başkanı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin’in CUMHA’ya verdiği “İnsanların nefes alacak alanlara ihtiyacı var. Kent konseyleri insanların ayrıştığı değil birleştiği, kentin sorunlarını ele aldığı bir yer” mesajı da genel kurulda yapılan demokrasi ve ortak akıl tartışmalarını tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0